18 Haziran 2011 Cumartesi

la'nooooğlum!

benim zamanımda - ki 4 yıl önce öss'ye girdiğimi, ondan 2-3 yıl öncesinden de öss esprilerini yapmaya başladığımı varsayarsak bi 6 yıl öncesine tekabül eder - öss'ye girecek olan arkadaşlarımızı korkutmak için ''la'nooooğlum!! bu sene öss'yi tubitak hazırlıyomuş!!'' klişesini savurur, gevrek gevrek gülerdik.

bu saçma söyleme inanıp korkan olur muydu bilmem ama eminim ki bundan sonra ''la'nooooğlum!! bu sene öss'yi ösym hazırlıyomuş!!'' dendiğinde şaka maka milletin yüreğine inecek..

11 Haziran 2011 Cumartesi

one missed call.

efendim, bugün öğle saatlerinde ders çalışırkene evin telefonu çaldı. normalde ders çalıştığım dönemlerde çalan ev telefonunu muhattap almam, evin diğer bireylerini bu konuda yetkili ilan eder, telefon banaysa bile onların yönlendirmesini beklerim. ancak bu kez evde benden başkası olmadığı için telefona mecburen ben cevap verdim.

- alo.
- hayırlı günler sevgili kardeşim. ben ''bilmem ne partisi'' genel başkanı ''bilmem kim''...

böyle bi giriş olunca ben heyecanlandım tabii. geniş geniş oturduğum koltuğumda bi doğruldum, tşörtümün yakasını düzelttim falan. dedim, ''başkan'ım buyurun.''

''daha güzel bir Türkiye için, şunun için, bunun için, seni 12 haziran'da sandığa; 'bilmem ne partisi'ne oy vermeye bekliyorum.'' gibisinden bi cümle kurdu.

''yani başkan'ım, haklısınız ama şimdi ben üniversite son sınıftayım, pazartesi finallerim başlıyo, bi sıkıntı yaşamamak için ders çalışmam lazım, o yüzden sandığa gidip gitmeyeceğimden emin değilim. siz de hak verirsiniz, bunlar kritik zamanlar...'' diyecektim ki, çat! telefon kapandı.

meğersem bant kaydıymış..

dedim, ''bravo, daha oy isterken dinlemiyosunuz, oyu aldıktan sonra kim bilir n'apacaksınız.''

ama tabii diğer söylediklerim gibi bunu da duyuramadım..